Hizmet Sektöründe Çalışan Deneyimi ve İletişim | Motivasyon Atölyesi

Hizmet Sektöründe Çalışan Deneyimi ve İletişim

Hizmet Sektöründe Çalışan Deneyimi ve İletişim

Hizmet Sektöründe Çalışan Deneyimi ve İletişim

SAHNE SİZİN

Bu yazımız da hizmet sektörün de çalışan deneyimi üzerine konuşmak istiyorum. Burada anlatılan bilgiler sizin gibi profesyoneller modellenerek size özel tasarlanmıştır. Ben dahil her birimiz gerek sosyalleşmek gerekse farklı nedenlerden dolayı birçok mekâna girip çıkıyoruz. Sosyal bir varlık olarak insan nefes aldığı her an kendine has özelliklerini de kullanarak farklı kişi ve gruplarla etkileşim halinde yaşamını sürdürmektedir.

Hal böyle olunca hizmet sektörünün önemi oldukça önem arz etmektedir. Bununla birlikte benim burada asıl vurgu yapmak istediğim konu insanın kendine olan hizmeti ve iç dünyasına olan yolculuğudur. Çünkü daima içinizde ki dışarıya yansır. Bundan dolayı da biz bu süreçte daha çok kendi içimize bakacağız ve orayı güzelleştirdiğimiz de gerçekleşen değişimlerle birlikte dış dünyayı algılama fırsatını daha rahat yakalayabileceğiz.

Mevlana’nın da dediği gibi; ‘’Önceleri akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim, şimdi ise bilgeyim kendimi değiştirdim’’

Zihinsel Hazırlık

Zihinsel hazırlık sadece yaptığınız iş ile ilgili değildir. Bu süreç tamamen sizin varoluş amacınız ile eşdeğer bir aşamadır. O zaman bu sürece şu şekilde başlasak hiç de fena olmaz öğle değil mi?

Hayat amacınız nedir?

Bunu gerçekten düşünün ve emin olun buna uygun yaşadığınız da hayattan aldığınız tat da değişecektir.

Yaptığınız iş, yaşadığınız hayat, birlikte olduğunuz insanlar veya bulunduğunuz ortam bunların hepsi sizin seçimlerinizle oluşmuş durumlardır. İnsan seçimlerinin sonucunu yaşar.

Öz farkındalığı gelişmiş olan insanlar diğerlerine göre daha başarılı, daha mutlu, daha aktif ve daha üretken bir yaşam sürdürmektedir. Şöyle bir etrafınıza baktığınızda herkesin kendine göre bir yaşam tarzı veya bir yaşam döngüsü var. Ve senin dert olarak gördüğünü mükafat, mükafat olarak gördüğünü dert olarak gören insanlar var. Çünkü herkesin derdi kendine büyüktür.

Umutma! Şu an bulunduğun durum seçimlerinden dolayı bulunabileceğin en iyi durumdur. Ve bunu geliştirmek veya değiştirmek senin elindedir. 

Gelelim asıl konumuz olan zihinsel hazırlığımızı nasıl sağlayabiliriz. Belki de en iyi versiyonunu ortaya koymuş ve zihinsel hazırlığın da tamdır. Sadece sen farkında olmayabilirsin. Şimdi senden istediğim şey bir dakika gözleri kapat ve kendi yaşam döngünü düşün! İlk başta karmaşık veya saçma gelebilir ama bunu sadeleşinceye kadar düşünmeye devam et. Çünkü aslında yaptığın iş olsun veya yaşadığın hayat olsun senin bir dakikalık kendine ayırdığın kaliteli zamandan ibarettir.

İletişimin İki Ana Kuralı

İletişime bir sanattır ve en önemlisi iletişim denge gerektiren bir sanattır. Eğer dengede olamazsanız beşerî ilişkilerde sorunlar yasayabilirsiniz. İletişime doğuştan kazanılan bir yetenek değil, çaba harcandığında kazanılabilen bir yetenektir. Eğer hayatınızda iletişim sihirbazı olmak ve KAZAN/KAZAN sistemine dahil olmak isterseniz dengeli iletişim ağına katılmalısınız.

  1. Kişilerle Bağ Kurmak

Herkesin geliştirmesi gereken ilk iletişim becerisi, kişilerle bir bağ ya da ilişki kurma becerisidir. Kişilerle bağ kurmak, bireyin ilişkinin hemen başında karşısındaki ile çabucak sevecenlik ve hoşgörü dolu bir ilişki kurması demektir. Bu bağ, karşıdakinin kendini güvende hissetmesine ve bireyin karşısındaki ile sağlıklı bir iletişime geçmesine imkân tanır.

Kişilerarası ilişkilerde, çabuk bağlantı kurmak, sizin doğal bir parçanız olacaktır. Başlangıç ta bu bağlantıyı kurmak, bireyin kendini ve kendi gündemini bir kenara koyması, karşısındakinin benzersizliğinin farkında olması ve bu bağın oluşmasını beklemesidir. Burada, iyi bir iletişimi kolayca ve çabucak kurmak için atılması gereken adımları bulabilirsiniz:

  1. İletişime geçmeden önce kafanızdaki her tür konuşmayı susturun. (Ön yargı)
  2. Biriyle konuşuyorsanız, özellikle ilk seferinde, ona ve sadece ona dikkatinizi verin. (Göz teması)
  3. Dinlerken, zihninizi sakin tutmaya devam edin. Konuşma sırasında öne atılmayın. Her sözü söylendiği gibi özümseyin ve sadece o kişi konuşmasını bitirdiğinde yanıt verin. (Konuşmayı kesmeyin)
  4. Öncelikle, yetenekleri, harika yanları, güçlü yanları ve diğer olumlu nitelikleri algılamak üzerinde odaklanın. Olumsuz ya da yanlış olarak algılayacağınız şeyler üzerinde odaklanmayın. Olumlu olana yanıt verin. (Kişinin olumlu yanlarına odaklan)

 Bunlar alışkanlık olduklarında kolaylaştıran adımlardır. Dersi, bu alışkanlıkları kullanarak ve geliştirerek sürdüreceğiz. Alan çalışmanız, her gün olabildiğince çok konuşma sırasında bu adımları çalışmaya devam etmektir.

  1. Tepki Vermeden Dinlemek
  • İletişime geçmeden önce kafanızdaki her tür konuşmayı susturun. (Ön yargı)

Burada anlatılmak istenen tam olarak, ister ikili ilişkiler de olsun isterse iş ilişkilerinde olsun zihninizi susturmaktan geçmektedir. İşin özü tam olarak iletişim öncesi yaşadığınız her ne varsa onu nötr hale getirmektir. Çünkü ikili ilişkilerde sizinle iletişime geçen kişinin ilk etapta sizden beklentisi iyi bir karşılamadır.

İkili ilişkilerde bu böyleyse sizden hizmet almaya gelen kişilerde en önemli unsurlardan biridir. Bununla birlikte sizden hizmet bekleyen misafiriniz sizin özel hayatınızı değil ona sunacağınız özel hizmetinizi arzulamaktadır.

Patronunuza kızmış, iş arkadaşınıza küsmüş, ailenizde sorunlar olmuş veya kız/erkek arkadaşınızdan ayrılmış olabilirsiniz. Bu hiçbir şekilde sizden hizmet almaya gelmiş kişiyi ilgilendirmemektedir. Onun sizden beklediği Güleryüz, iyi hizmet ve belki de sizin yaşadığınız aynı durumları yaşadığından dolayı teselli. Düşünsenize sizin servis ettiğiniz bir fincan çay sizin sunuş şeklinize göre onun hayatında değişim yaratacak ve size her zaman minnettar olacak. Veya sizin onu karşıladığınız ilk an yaşadıklarını unutup iyi zaman geçirebileceği bir adreste olduğunu hissedecektir.

  • Biriyle konuşuyorsanız, özellikle ilk seferinde, ona ve sadece ona dikkatinizi verin. (Göz teması)

İletişimin temel kurallarından biri insanlar konuştukları kişi tarafından onaylanmak ve gerçekten dinlenmek isterler. Karşınızdaki kişi ile kuracağınız göz teması hem onun rahatlamasına ve hem de hissettiklerini sizlerle paylaşmasına olanak sağlayacaktır. Özellikle mesafeli ilişkilerde bu son derece önemlidir.

Mesafeli ilişkiden kasıt, iş ortamında yaşadığınız iletişimden söz ediyoruz. Çalışan kişi ile müşteri arasında her zaman mesafeli bir iletişim vardır. Çünkü bir taraf ürününü sunmak ve diğer taraf ise en kaliteli ürünü en iyi şartlarda almak istemektedir. Hal böyle olunca ürünü talep eden kişi iletişimin ilk safhasında önde olmak ve karşı tarafın zayıf yönlerini kullanarak ilerlemek isteyebilir. Elbette bu hep bu şekilde değildir. Burada bizim söylemek istediğimiz bir genellemedir. Sizin müşteri/misafire karşı iyi bir göz teması ve kendinden emin bir ses tonu ile karşılama yapmanız süreci iyi bir şekilde yönetmenize olanak sağlayacaktır.

  • Dinlerken, zihninizi sakin tutmaya devam edin. Konuşma sırasında öne atılmayın. Her sözü̈ söylendiği gibi özümseyin ve sadece o kişi konuşmasını bitirdiğinde yanıt verin.

Burada tam olarak anlatılmak istenen tüm benliğiniz ile anda olmak kastedilmektedir. Yaptığınız iş bir nevi koçluk etmek, insanları rahatlatmak ve iyi zaman geçirmelerine liderlik etmek olduğu için her biriniz aslında birer psikolog, birer yaşam koçusunuz.

Genel olarak bu tarz mekanlara gelen kişilerin gelme nedenlerini kısaca sıralayacak olsanız neler söylersiniz? İyi vakit geçirmek, sevgiliyle buluşmak, iş toplantısı gerçekleştirmek, arkadaşlarla ortam yapmak, yeni insanlarla tanışmak, farklı tatlar tatmak vs. gibi sıralar durursunuz. Çünkü bunun sonu yoktur. Her kişiye ve herkese göre farklılık gösteren bir konu olduğu için aslında spesifik olarak bir cevabı da yoktur.

Paylaş