Hayatınızı Kolaylaştıracak 5 Duygusal Kontrol Tekniği | Motivasyon Atölyesi

Hayatınızı Kolaylaştıracak 5 Duygusal Kontrol Tekniği

Hayatınızı Kolaylaştıracak 5 Duygusal Kontrol Tekniği

Hayatınızı Kolaylaştıracak 5 Duygusal Kontrol Tekniği

İnsanı günlük yaşamında etkileyen ve genel olarak kendi kontrolü dışında gerçekleşen durumlar meydana gelebilir. Bu gibi durumlara karşı bireylerin verdiği tepkiler yaşam biçimini ve kalitesini belirler. Dolayısı ile duygusal banka hesabınızdaki işlemler ve duygularınızı kontrol mekanizmasının çok iyi çalışıyor olması gerekmektedir. 

‘’Duygular insanlar arasında ki iletişimi daha kaliteli hale getirmek için kullandığımız içsel dünyamızın yansımasıdır. İçsel dünyanı zenginleştir.’’   Nail Turunç

Portekizli doktor ve nörolog olan Antonio Damasio, kitaplarında duygu dünyasının yirminci yüzyıla kadar olan süreçte bilimsel dünyaya pek az ilgi gösterdiği konusuna oldukça fazla değiniyor. Süre gelen süreçte bilim insanları William James’in önderliğinde bu konular hakkında oldukça fazla araştırma çalışmaları yürütmektedir. Tabi ki bu alanın kurucusu olarak Antonio Damasio başta gelmektedir. Araştırmalarının büyük bir çoğunluğu duyguların aldığımız kararlara nasıl etki ettiği konusunda bizleri bilgilendirmekte ve yön vermektedir.

 Duygular ve duygusal dünya, düşüncelerimize ve davranışlarımıza doğrudan bağlanan bir çeşit karmaşık mekanizma oluşturur. Bu süreçleri anlamak ve yaşamın içine dahil etmek çok yararlıdır. Duyguları yönetebilir ve kontrol edebilirseniz eğer kendi lehinize kullanabilirsiniz. Böylece, hayatınızı istediğiniz gibi şekillendirme imkânınız olacaktır. Sadece bu da değil, kendinizden daha da emin olacaksınız.

Elbette bunu başarabilmenin belli bazı teknikleri var ve biz şimdi bunlardan biraz bahsedelim…

“Duygular ve hisler bir lüks değil, zihinsel durumlar için başka insanlara iletişime geçme biçimimizdir. Ama aynı zamanda karar vermemiz için de birer rehberdir.” – Antonio Damasio

Gündelik yaşamın formülü olsaydı sence bu nasıl bir şey olurdu?

Aldığımız kararlar başta olmak üzere, düşüncelerimiz ve gündelik yaşamımızda attığımız her adım da dahil olmak üzere mutlaka bir duygu yüküne bağlıdır. Geçmiş veya gelecek üzerine yaptığımız her konuşmada dikkat ederseniz mutlaka bir duyguya durumuna bağlıdır. Yani duygular hayatımızın her alanında bizlerledir ve gerçek şu ki, insan yaratılışı gereği duygusal bir varlıktır. 

Yaşam döngüsü içerisinde sonradan öğrendiğimiz duygular da vardır. Bunlar; korkular, endişeler, gizli motifler ve heyecana bağlı bir takım adlandıramadığımız ruhsal boyut olarak adlandırabiliriz. Birçok duygu bir nedene bağlıdır ya da bir şeyleri bizlere hatırlatır. İşte bunların kaynağını oluşturan şey karmaşık olduğu kadar mükemmel olan bir sistem olan beynin en önemli bölümlerinden olan Limbik Sistem tarafından kontrol altında tutulmaktadır.

Beynimizin bu bölgesi bizim kim olduğumuzdan ne olduğumuzdan ve de ne yaptığımızdan büyük oranda sorumlu olmakla birlikte her zaman en uygun olanını sağlayamayabilir. Bazen duyguların yoğunluğu odaklanmayı engelleyebilir ve düşüncelerimizin bulanıklaşmasına sebep olarak birtakım şeylerin istediğimiz gibi gitmemesine neden olabilir. Bunun sonucunda aşırı mantıksız tepkiler verir ve hata yapma oranımız en üst seviyeye çıkabilir. Ya kontrolü elinize alırsınız ya da her şeyin kontrolden çıkarak çıkmaza girmesine izin verirsiniz.

Buna benzer durumları kontrol altına almak ve daha konforlu bir yaşam sürmek için yapılması gereken duyguların kontrol altına alınmasıdır. Ve bunun için bazı önermelerde bulunmak istiyorum.

  • Düşünceni kontrol edersen hayatını kontrol edebilirsin

İnsan doğası gereği düşünceli bir varlıktır. Ve harekete geçmeden önce mutlaka düşünür ve düşüncelerinin sonucunu yaşar. Bilişsel davranışçı psikoloji, duygusal kontrol mekanizmasını inceler ve buna göre stratejiler geliştirir. Geçmişten günümüze kadar olan süreçte davranışlar incelenerek duygular ve düşüncelere olan etkisi incelenmiş ve bunun sonucunda da düşüncelerin duyguları etkilediği saptanmıştır.

İşte bunları kontrol altında tutmak ve daha konforlu yaşam sürmek için bilişsel davranışçı yaklaşım şu önerilerde bulunuyor.

  • Duygularınızı ve düşüncelerinizi kökten değiştiremezsiniz. Bununla birlikte düşünme biçiminizi, zihinsel açıdan odaklanmanızı geliştirirseniz, bunları düzenleyebilirsiniz. Odağınızı daha çok keyif aldığınız şeylere yöneltmelisiniz.
  • Muhtemelen birçok kez kendinizi korku, endişe ve anksiyete durumuna sokup kontrol altına alamadığınız durumlar olmuştur. Bu durumu meydana getiren sizin olumsuzluk yüklü düşüncelerinizdir. Çünkü duygular doğrudan meydana gelmez. Önce düşüncelerin kontrol altına alınması gerekmektedir. Bunun için de en önemlisi inanç sisteminiz ve ne istediğinizi kesin bilmeniz gerekmektedir.
  • Olumsuz düşünce ve ardından negatif duygu durumu meydana geldiğinde sizin nötr alana geçerek sakinliğinizi korumanız gerekmektedir. Ardından hemen olumlu ve daha yapıcı hale geçiyor olmanızdır.
  • Mesela, yarın iş yerinizde veya okulda bir sunum yapacaksınız veya sevgilinize ilanı aşk edeceksiniz. Bununla ilgili hazırlandınız ama hala ya beceremezsem ya elime yüzüme bulaştırırsam düşünceleri yerine durumu zihninizde canlandırıp ben hazırım ve en iyi şekilde üstesinden geliyorum düşüncesine geçmeniz daha olumlu bir hava yaratacaktır.
  • Yukarıda sıralananların çok kolay olduğunu söylemiyorum ama şöyle bir düşünürsen çok zor da değildir. Sadece kendine inan!

“’Kendine inan! Yeteneklerine inancın tam olsun! Kendine alçak gönüllü olmayı bırak! Unutmamalısın ki, makul bir özgüven olmadan başarılı veya mutlu olamazsın.”

  • Odak noktanızı genişletin, bu şu demek daha geniş açıdan bakmayı dene!

Genel olarak insanlar arasında bir işi yaparken veya yeni bir şeye başlarken tünelin ucunu görmek tabiri vardır. Eğer tünelin ucunu görüyorsan bu iş tamamdır. O zaman bende şöyle bir yaklaşımla sizlerin ufkunu ve bakış açınızı daha ileriye taşımakta fayda görüyorum. Odağınızı genişletin çünkü dünya sandığınızdan daha büyük ve keşfedilmesi gereken daha çok şey var. Tünelin ucu demişken bir tünelin ucunu görmektense artık dron diye bir gerçeğimiz var tünelin etrafında da dolaşabiliriz. Hatta tünelin üstünden geçip etrafında neler var görebiliriz.  

Burada duruma biraz mizahı yaklaştık, ancak gerçek şu ki, bir noktaya odaklanmak yerine bir adım daha geriye giderek durumlara ve olaylara daha geniş perspektiften bakmak ve dünyayı daha geniş açıdan inceleyerek fikirlerinizi ve düşüncelerinizi ortaya dökerek daha sağlıklı bir iletişim durumu ortaya koyabilirsiniz. Yani, ne zaman kendinizi bunalmış, sıkışmış, stresli ve bıkmış hissettiğinizde, biraz durup nefes alın. Sabitlenmiş bakışlarınızı kaldırın ve daha geniş bir bakış açısı ile hayata, çevrenize ve dünyaya bakın. Siz de biliyorsunuz ki, dünya, olanaklarla doludur.

  • Doğru nefes almayı öğren

Son zamanlarda nefes ile ilgili eminim sizler de çok şey duymuş ve uyguluyorsunuzdur. Çünkü her şey bir nefes ile başlar ve siz o nefesi nasıl alırsanız öyle devam eder. Çünkü doğru nefes, duygularınızı ve düşüncelerinizi kontrol etmek için basit ama etkili bir yöntemdir. Sıkışmış ve bunalmış hissettiğinizde kullanabilir ve hatta emniyet kolu misali hayatınızın her alanında yanınızdan ayırmayacağınız bir alet gibi düşünebilirsiniz.

Doğru Nefes Tekniği

Gündelik yaşam içerisinde bunalmışlık ve stres durumu meydana geldiğinde aşağıda ki basit ama etkili formülü uygulamanızı tavsiye ediyorum;

  • Rahat olduğunuz bir ortam seçin normal bir şekilde nefes alın verin.
  • Şimdi sağ elin baş parmağı ile sağ burun deliğinizi kapatarak sol burun deliğinizden derin ve yavaş nefes alın.
  • Şimdi ise sol baş parmağınız ile sol burun deliğinizi kapatarak sağ burnunuzdan nefesinizi yavaşça verin.
  • Ve bu uygulamayı en az 5 kez tekrarlayın. Ve her nefes alışta hayatınıza dahil etmek istediğiniz bir hayalinizi düşünün ve verirken de hayatınızdaki olumsuz bir durumu düşünün.
Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.
                                                                                             Gandhi 

 

  • İşe görsellik katın ve zihinsel olarak anda olun!

Duyguların kontrolü için görsel hafıza ve zihin son derece önemlidir. Bunu zaten hayatınızın birçok alanında farkında olmadan kullanıyorsunuz. Amacımız farkındalığı arttırarak bu sahip olduğunuz mükemmel şeyleri hayatınızı daha konforlu hale getirmek için kullanmanızı sağlamak. Zihniniz mahsul vermeye hazır bir arazi gibidir. Siz ne ekerseniz size mahsul olarak onu verecektir. İşte bu noktada büyük resme odaklanmalı ve görsel hafıza tekniklerini devreye almalısınız.

Bir durum yaşadığınızda zihin bunu olduğu gibi işleyecek ve zamanı geldiğinde size bu şekilde geri yansıtacaktır. Bu noktada büyük resme odaklanmak işe yarayacaktır. Çünkü yaşadığınız her durumda size fayda sağlayacak mutlaka iyi bir şeyler vardır. Çünkü tecrübe dediğimiz şey genellikle olumsuz diye tabir ettiğimiz şeylerden kazanılıyor ve birçoğumuz genellikle şöyle deriz, olsun en azından tecrübe ettik. 

Yaşanmak üzere olan bir durum veya henüz yeni başlayacağınız bir işi örneklendirelim; 
  • En az 3 senaryoyu göz önünde canlandıralım. En iyi ihtimalle ne olabilir, en kötüsü ne olabilir. Peki ya sıradan bir şey gibi olursa nasıl olur. Hayal et!
  • Mesela patronunuz sizi işten çıkartacak ve siz bunu hissediyorsunuz. İşten kovulursanız ihtimalleriniz neler?
  • Eşiniz son zamanlarda size daha az ilgi göstermeye başladı. Acaba nedeni ne olabilir. Şöyle bir hafızanızı zorlayın.
  • Bir arkadaşınız durduk yere size sitem etti. Acaba neden böyle bir davranışta bulundu.

Bu ve buna benzer örnekler sizin görsel ve zihinsel sürecinize katkı sağlar. Ve bunları pratik olarak kullanabilirsiniz. Şimdi üzerlerinde biraz çalışın (Bu şeylerden herhangi biri gerçekleşirse ne yaparsın?).

  • Konfor alanından çık

Konfor alanından çıkmak diye bir tabir vardır ve eminim sizlerde bunu duymuşsunuzdur. Hayat bir döngüdür ve siz de bu döngüye göre yaşamalısınız. Dünya değişim içerisindeyken sen değişmeden kalamazsın. Hayat sürekli güzellikler ve muhteşem hisler getirmez. Bazen sönük geçen zamanlarınız da olabilir.

Hayatımıza giren insanlar bizlere çok şey öğretirler. Neşe, ilgisizlik, üzüntü, mutluluk, huzur ve sevgi gibi birçok olumlu veya olumsuz duyguları hayatımıza giren insanlardan öğreniriz. Motivasyon, içsel olarak duyguların kontrol edilmesi ile meydana gelir. Dinamik olmak ile ilgilidir. Olumsuz duygu ve durumlara kapıldığınız zaman kendinize değişim zamanı geldiğini söylemelisiniz.

Belki de motivasyonu sağlayan şey sende yeni bir insandır veya farklı bir ortama çıkmaktır. Çünkü çok uzun süre aynı kalan şeyler durağanlaşır ve rutine bağlar. Ve rutinde belli bir noktadan sonra sıkıcı olmaya başlar. Kendinize olumlu bir beklenti hissi ile fısıldayın, kendinize güvenin, geleceğe olan güvenceniz size iyi gelecek ve ilerlemenize yardımcı olacaktır.

Yeni ilhamlar için arayışta olun ve kendi sıçramanızı başlatmak için var gücünüzle çabalayın. Hayatınıza yeni anlamlar katın ve veya iyi bir anlamla bütünleşin. Çünkü hayat sizin onu keşfetmenizi bekliyor.

‘’Sürekli şikâyet etmek yerine şimdi kendin için bir şeyler yapmayı dene’’

 

Paylaş