İnsanlar Neden Aşık Olur | Motivasyon Atölyesi

İnsanlar Neden Aşık Olur

İnsanlar Neden Aşık Olur

İnsanlar Neden Aşık Olur

İnsan hep bir tamamlanma isteği ve arzusu ile bir şeylere veya birine bağlanır. Bir erkek bir kıza veya bir kız bir erkeğe neden âşık olur? Ve bir erkek yıllarca onu yetiştiren annesine değil de sevdiğine şiirler, maniler yazar ve zaman zaman yemeden içmeden kesilir. Ve dünya üzerinde filmlerde, kitaplarda, diziler ve daha birçok alanda konuların başında hep aşk gelir? Çünkü her gerçek birçok deneyden sonra ortaya çıkmıştır. Ve en tecrübeli insanlar en çok hata yapmış insanlardan meydana gelir.

Aşk insan fizyolojisinde değişik belirtiler gösterse de aslında her geçen gün olgunlaşan insanın aşka olan bakış açısı da değişmektedir. Aşık olduğumuzda; Kalp atışlarımız hızlanır, soğuk soğuk terlemeye, içimizi ısıtacak garip hormonlar salgılanmaya başlar ve bu hormonlar bize tarifsiz bir mutluluk hissi getirir. Aşk sayesinde kültür ve sanat anlamında kazanılan ve kaybedilen aşklarla ilgili milyonlarca eserler yazılmış ve değerli sanatçılar ortaya çıkarmıştır.

Aşk Arapçadan dilimize geçmiş sarılmak, birlikte olmak anmalarına gelen en popüler kelimelerden biridir. Aşk madde ile açıklanabilecek herhangi bir vücudu olan maddi bir varlık değildir. Aşk insanların madde ile açıklanabilecek bir ihtiyacı değildir. Aşk ruhsal bir meseledir. Aşkı derin manada yaşayan bir insan travma yaşayabiliyor veya zaman zaman hayatından bile vazgeçebiliyor.

Aşk Gerçekte Nedir?

Gerçek aşkı tanımlamadan önce insanın gerçekte ne olduğunu açıklamak daha sağlıklı olacaktır. İnsan madde değil manadır. İnsanı herhangi bir maddi varlık olarak değerlendirmek mümkün değildir. İnsan bu dünyaya kendisini anlamlandırmak için gelmiş ve bu manaları tam anlamı ile ortaya koyabilmesi için yaradan ona aşkı deneyimletmiştir.

Aşk hiçbir beklenti olmadan karşındakini sevmektir. Çünkü gerçek aşkta üzülmek, hayal kırıklığı ve terkedilmek yoktur. Aşk bu dünyada insanoğlunun gerçeği görmesini sağlamak amacı ile kalbin gerçek aşka hazırlanma sürecidir. Bu dünyada yaşanılan, bitmeyecek dediğimiz aşklar bir gün mutlaka biter. Bu dünyadaki aşklar ulaşıldığı anda gerçekler ortaya çıkar ve ilk günkü heyecan kaybolur. Âşık olan kadın veya erkek sanki gözüne perde inmiş gibi karşısındakinin eksiklerini veya hatalarını görmez ve körü körüne peşinden gider. Makam mevki aşkı uğruna insanlar birbirlerinin kalbini kırar veya illa o mertebeye erişmek için karşısındakini adeta ezer geçer. Bunlar gibi daha birçok örnek vermek mümkün ancak hepsinin sonunda mutlak tatmin yoktur. Hala arayıştadır insanoğlu. Çünkü bu dünya tatmin olmak için değil gerçek tatmin olunana ulaşmak için tatminsizliği yaşamak için yaratılmıştır.

Peki Aşk Evlilikleri Yalan Mı?

Aşk evliliği yapmış ve uzun yıllar adeta tek gönül gibi yaşayan dedelerimiz nenelerimiz var çevremizde ve onlara baktığımızda ah keşke biz de böyle olsak deriz hep içimizden ve bekleriz ruh eşimizi. İşte onlar ruh eşlerini bulmuşlardır. Çünkü onlar daima omuz omuza birbirlerine olan manalarını keşfederek eşleşmeyi değil gönüldaşlığı seçmişlerdir. Birbirlerine aşk ile bakan ve bunu evlilikle taçlandıran nice aşk evliliği yapmış insanlarımız var. Yapılan araştırmalar ve gözlemler göstermiştir ki hiçbir birliktelik mükemmel değildir. Onu mükemmel kılan karşılıklı hoşgörü ve muhabbettir.

Hayatta her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir ve zaten gitmemesi de çok normal çünkü o zaman hayatta hayaller, hedefler ve beklentiler olmazdı. Beklentilerin olmadığı yerde umut ta olmaz sevgide, çünkü sevgi sevilme arzusunu doğurur. 

İnsanın Aşka Olan Yolculuğu Nasıl Başlar?

Aslına bakarsak insan başlı başına bir aşktır. Çünkü aşk aramaktır. Çünkü aşk beklemektir. Çünkü aşk gerçek tatminlere doğru gitmek için geçici tatminleri deneyimlemektir. Çünkü aşk gerçek manayı bulalım diye insana doğumunda fıtrat olarak verilmiş, kimisinde şıpsevdi, kimisinde ömürlük ve kimisinde ise hiç bulamadan bu dünyadan gitmektir.

Aşk ille de bir kadının erkeğe veya bir erkeğin kadına duyduğu duygu değildir. İnsanın en büyük aşkı varlığına duyduğu aşk olmalıdır. İnsan kendi yolculuğunu keşfetmesi için aşk onun fıtratına verilmiştir. Tıp ki Mecnun gibi, tıp ki Veysel Karani gibi.

Kendi aşk yolculuğunuzda hayırlı yolculuklar diliyorum.

Paylaş