İyi Bir İlişki İçin 5 Etkili Kural | Motivasyon Atölyesi

İyi Bir İlişki İçin 5 Etkili Kural

İyi Bir İlişki İçin 5 Etkili Kural

İyi Bir İlişki İçin 5 Etkili Kural

Herkes mutlu bir birliktelik peşinde fakat bunun için yeteri kadar çaba harcanıyor mu? En ufak bir durumda kavgalar, terk etmeler ve ihanetler baş gösteriyor. Peki çiftler en çok hangi neden veya nedenlerden dolayı kavga ediyor?

11 yıllık evlilik ve işim gereği birçok olumlu veya olumsuz ilişkilere şahit oldum. Kişisel gelişim alanında yürüttüğüm çalışmalar dolayısı ile de birçok eğitim ve seminer ortamlarında karşılaştığımız en büyük durum hanımefendilerin kişisel gelişim ve yeniliklere daha açık olduklarını göstermekte ve bundan dolayı da sanırım çatışmalar başlıyor. O zaman bu kavgaların ve anlaşmazlıkların en başında aynı vizyon ve süreçte buluşamamak diyebiliriz aslında ama biz yine de konuya bodoslama dalmadan önce iyice bir kritik edelim.

‘’Çift’’ kelimesi yazım ve söylem olarak çok basit ancak anlam olarak aslında bir bütün, bir olmak, ‘’HEMDEM’’ olabilmektedir. ‘’HEMDEM’’ Farsça bir kelimedir ve anlam olarak birlikte nefes almaktır. Aslında çift kelimesi de aynı anlama gelmektedir. Çünkü çoğumuz bir ortama ve bir davete katıldığımızda iyi bir çift gördüğümüzde birbirlerine ne kadar yakıştıklarını ve bir olduklarını birbirimize ifade ediyoruz. Bununla birlikte bunu yaparken çoğu kez dış görünüşe göre söylüyoruz. Ah bu sosyal medya yok mu, içeride başka ama resimde mutluluk pozları boy gösteriyor.

Yapılan araştırmalara göre her 10 kadından 9’u bir ilişkide olduğu zaman tam ve bütün olduğunu aksi halde hayatında kimse yokken eksik hissettiğini söylüyor. Herkes mutlu bir birliktelik peşinde fakat bunun için yeteri kadar çaba harcanıyor mu? En ufak bir durumda kavgalar, terk etmeler ve ihanetler baş gösteriyor. Peki çiftler en çok hangi neden veya nedenlerden dolayı kavga ediyor ve ilişkiler çıkmaza giriyor? 

Her şey ilk öpücüğe bağlıdır.

Oxford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre ilişkiler, bir kadının veya erkeğin potansiyel özelliklerini anlamak için kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Çünkü insanlar ilişki süresinde ilişkinin seviyesine göre aşırı samimi davranarak tüm kişilik özelliklerini sergilerler. Kural olarak ele alındığında öpüşmeler uzun soluklu ilişkilerde çok önemli bir yere sahip.

Buna rağmen ilk öpüşmenin uyarılma seviyesini arttırdığı tezi tamamen uydurma bir haberdir.

25 yıl ve daha fazla ilişkide olan çiftlerin yüzleri artık birbirlerine benzemeye başlıyor.

Michigan Üniversitesi bilim insanları çiftlerin fiziksel özellikleri hakkında yaptıkları araştırma neticesinde 25 yıl ve daha fazla birlikte olan çiftler üzerindeki incelemelerde fiziksel ifadelerin artık birbirine benzediği, hatta özellikle yüz ifadeleri tamamen aynı olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Tabi ki bunda mutlu evliliklerin payı çok daha fazladır. Bu kanıya varmalarının en büyük sebebi ise duygusal ifadelerin zamanla yüz kaslarını tetiklediği ve aynı şeylere mutlu oldukları için zamanla benzeşimler gösterdikleri anlaşılmıştır.

Cinsel deneyimin erken yaşta olması gelecekteki romantizmin erken bitmesine işaret edebilir.

Texas Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre 19 yaş ve sonrası ilk cinsel deneyimini yaşayan bireylerin romantizm olarak kaliteli birliktelik ve ilişki süreci geçirdiklerini saptamıştır. Karşılıklı iletişim ve paylaşım oranlarının da daha yüksek olduğunu işaret etmektedir.

Cinsel deneyimin yaşı arttıkça birlikteliklerdeki güven duygusu da artmaktadır. Yapılan deney bu insanların ilişkilerdeki çatışmayı daha çabuk idare edebildiğini, partnerlerine daha sevgi dolu ve tutku dolu olduğunu göstermektedir.

Romantik filmler evliliklerin vazgeçilmez ilaçları arasında sayılabilir.

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre ayrılma noktasına gelmiş veya ilişkilerinde çatışma yaşayan çiftlerin romantik bir film izlediğinde ilişkilerini tekrar gözden geçirme fırsatı yakaladığını ve filmdeki sahnelerden esinlenerek kendi ilişkilerini kritik edebildiklerini göstermektedir. Burada önemli olan şey ilişkide büyük sorunların olmamasıdır.

Modern evliliklerde bireylerin kendilerini gerçekleştirme ve kendi kişilik çatışmasını çözmesi son derece önemlidir.

Eli J.Finkel Nortwestern Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre iş arkadaşları ile yaşanılan süreçlerin evliliklerdeki çatışmaları ateşlediği ve boşanmaya kadar götürdüğü işaret edilmektedir. Sonuçlara göre modern evliliklerde çiftler psikolojik tatmin beklemektedir. Eskiden ise güven duygusu ve ihtiyacı daha ağır basmaktaydı.

Genel olarak insanlar evliliklerinde kendini gerçekleştirebilme ve öz güven ihtiyaçlarının karşılanmasını bekliyorlar. Bu ihtiyaçlar karşılandığında partnerler daha mutlu ve daha huzurlu bir ilişki süreci yürütebildiklerini gösteriyorlar.

Kendine değer veren, hayattan beklentisi olan, kendini seven, geçmişi ile barışık olan insan mutlu olmayı bilen insandır. Genel olarak baktığımızda bu tarz çiftlerin evlilikleri daha mutlu ve daha huzurlu yürümektedir. Çünkü bu tek taraflı bir durum değil birlikte çaba harcanması gereken bir durumdur. Kendini tanıyan ve kendisini olduğu gibi kabul edebilen bir insan karşısındakini de olduğu gibi kabullenir ve gereksiz beklentiler içine girmeden daha keyifli bir yaşam sürebilir.

Sağlıklı bir ilişkinin oluşabilmesi ve sürdürülebilmesi için partnerlerin birbirlerini çok iyi anlaması ve değer vermesi gerekmektedir. Tek taraflı bir anlayış söz konusu bile olamaz. İlişkinize renk katmalı ve tutkunuzu hep diri tutmalısınız. Gökkuşağı gibi bir ilişkiniz olmalı ki unutmayın gökkuşağında siyah ve beyaz renkleri bulunmaz.

Paylaş